Pages

22 Eylül 2011 Perşembe

Hello I am Big Space Star Kim Heechul*

Ne zamandır bir şeyler yazmıyordum. Her geçen gün suçluluk duygumu biraz daha arttırdığı halde neden yazmamakta direttiğimi bilmiyorum.

Oh Yoon Joo'nun şu yazısını görünce bir Petal olarak neden hâlâ bir şeyler yazmıyorum? Nasıl bu kadar tembel ve üşengeç olabiliyorum? Kendimden utanmalıyım! Ben bir yazı bile yazmaya üşenirken insanlar Heechul'u askere  uğurlamaya gidiyor! :Bakınız: İmrendim hem de öyle böyle değil. Öhm sonunda yazmaya karar verdim.

Heechul Kore'ye dair en büyük takıntımdır bunu çevremdeki ya da beni tanıyan herkes bilir. Normalde bir şıpsevdiyimdir ve her gördüğüme tutulduğumdan birine olan sevgim diğeri başladığında son bulabilir. Ancak Heechul benim için her zaman farklı oldu. Onu tanıdığım günden bu yana hiç bir ünlü bu kadar vazgeçilmez olmamıştı. Belki de kendimi buluyorumdur onda. Heechul her zaman karakterini, çılgınlığını kan grubunun AB oluşuna bağlar ya, ben de hep kan çekiyor derim, AB kan grubuna sahip olmam hiç bu kadar özel gelmemişti bana ^^

Bu video onu tanımayanlara ya da sevemeyenlere ya da sevmeyenlere gelsin : -belki fikirleri veya önyargıları biraz olsun değişir-



1 Eylül'de askere gitti 2 yıl sonra dönecek. *Kore'de askerlik neden bu kadar uzun?!!* ıhm Neyse ki her gün yeni haberlerini alıyorum. Son durumdan fotoğraflarını paylaşayım:


Atış yapmaya gitmeden önceki bir fotoğrafı, talimatları dinlerlerken. Biraz tedirgin ve endişeli mi görünüyor sanki?


Atış sırasında çekilmiş bir fotoğrafı. Hedefe kitlenmiş durumda :D


Atış sonrası kaç hedef vurduğunu kontrol ediyor. Biraz kendinden emin :)



cr:http://blog.daum.net/katc/544



HC: Merhaba ben Big Space Star Kim Heechul.Bugün büyük gün. Chuseok gökyüzü parlak görünüyor. Biraz endişeliyim herkesin sağlığı yerinde mi değil mi diye. Burda Nonsan'da, arkadaşlarımla ciddi şekilde 4 haftalık bir antrenmandan geçiyoruz. Lütfen çok fazla endişelenmeyin. Umarım herkes ailelerimize, anne-babamıza iyi bakar.
*Anca bu kadar çevirebildim biraz tuhaf olmuş İngilizce'ye çevirisi o yüzden Türkçe'si bu kadar oldu.*

20 Eylül 2011 Salı

JYJ'in Muhteşem Geri Dönüşü


Veeeeee zamanında bir Cassiopeia şu sıralar büyük ölçüde JYJ’e kaymış bir koyu fan olarak JYJ’in muhteşem, gözlere gözlere sokan , başarılı geri dönüşünü bir de buradan duyurayım dedim. Bu fandom olayı bizim çevrede baya bir karışık o yüzden o karışık meselelere girmeyeceğim pek. Neticede uzuuun zamandır beklendiği üzere JYJ Korece bir albüm yayınladı (hoş bu 2. Korece albümleri ama bazı insanlar ilkinin –Music Essay- albüm olmadığı görüşünde olduğu için 1 albümü olarak konuşuluyor) ve beraberinde iki de video klip getirdi. JYJ fanlarının dünya turundaki fancamler sayesinde sözlerini ve dansını bile ezbere bildiği Get Out ile In Heaven, izleyiciyle buluştu. JYJ’in SM’den ayrıldıktan sonra beraber yayınladığı ilk klipler değiller ama benim gözümde ilkler.Çünkü bundan önceki international albümleri The Beginning’le çıkan Ayy Girl klibi beni biraz hayal kırıklığına uğratmıştı. Neticede o klibe tonlarca laf eden insanlar da görmüş oldu JYJ’in aslında neler yapabileceğini.

IN HEAVEN



In Heaven şarkısı Jaejoong’un bir arkadaşına ithafen yazdığı bir şarkı. Söz beste Jaejoong’a ait. Gerçekten harika bir iş çıkarmış bunu kimse inkar edemez. Kaybettiği arkadaşıyla yaşadığı pişmanlık ve kendini şuçlaması şarkının sözlerine yansımış. Arkadaşıyla ilgili hikayeyi tekrar anlatmiyim takip eden çoğu kişi biliyordur zaten bilmeyenler de buradan okuyabilirler. Klibe gelirsek, Jaejoong üyelerden birnin oynamasını istemiş herkes de Junsu’da karar kılmış. Hakkaten de iyi yapmışlar, patron rolü oynamayan bir o kalmıştı ^___^ Acaip şirin Junsu’yu karizmatik bir iş adamı imajıyla görmek de ayrı yürek hoplatıcıydı tabi. Bizim karizmatik Dolphincik kız arkadaşına karşı ilgisizdir ve kız arkadaşı da bundan dolayı çok üzgündür, bu üzgünlükle kendini yola atar ve araba çarpar. Çok kısa oldu değil mi ama asıl hikâye zaten şimdi başlıyor. Junsu yıllar sonra hala kız arkadaşının ölümüyle yaşadığı üzüntü ve pişmanlıkla ot gibi bir hayat sürmektedir. Fakaaat bir sabah uyanır ki kapısında kız arkadaşı!!! O__O Zaman geriye akmıştır Junsu’ya ikinci bir şans verilmiştir. Junsu da kız arkadaşıyla ilgilenerek bu şansı gaayet iyi değerlendirir ve kaza günü geldiğinde ise Junsu arabanın önüne atlar kızı kurtarim derken beraber ölürler.Çok acıklı T_T

Klipde en sevdiğim anlardan biri işte bu, Junsu’nun jestleriyle mest olduğum an!


Bu sahnenin de Junsu fanlarının genelinin en sevdiği sahne olduğuna şüphe yok tabii ki.


Junsu’nun uçan totosu, tüm klip boyunca izleyenlerin gözlerinin dolduğu, ikisinin de araba altında ezilme tehlikesi geçirdiği sahneye kadar yaşadığı duygu selini silip süpüren bir sahne. Bu sahnenin yönetmen tarafından Junsu fanlarına bir hediye olduğunu düşünüyorum. Gözlerim dolmuş vaziyette klibi izlerken bir anda koptuğum bir sahne oldu kendisi.

GET OUT




Get Out’a gelirsek; sevdiği kız tarafından aldatılan bir erkek ağzından yazılmış. Yoochun ve Jaejoong işbirliği ile yapılan bir şarkı bu da. Sözlerini yine buradan aşağılara inerek okuyabilirsiniz.“ Beni sevdiğini söylüyorsun yine de onu öpüyorsun” bu çocuklara bunu yapacak bir kızın henüz doğduğunu sanmıyorum ama JaeChun ikilimiz güzel hayal etmiş de yazmış. Şarkı yavaş başlasa da sonradan hızlanıyor ve gayet de eğlenceli. Günün birinde JYJ konserine giderseniz “Modu da Bye Bye Sarangdo” şeklinde tempo tutmaktan kendinizi alamayabilirsiniz. Video klipte giydikleri kıyafetler, danslar gerçekten harika. Ve işte “Aman Allah’ım bunlar da ne” gifleri.

Burada sanki KYHD’da yapılan baş eğmeye atıfta bulunan kaldıran versiyonu yapılmış.


Junsuuuu!!! Bu çocuk dans etsin ben izliyim çok seviyorum hakkaten *__*


Photobucket

Tatlı karizmasıyla Yoochun....


Photobucket

Bu da bilgisayar ürünü olup gerçek falan olmayan Jaejoong *.*

gifleri hacıladığım mekan JYJ3'dür şarkının sözleri için de Nurdan'cıma teşekkür ediyorum ^^

11 Eylül 2011 Pazar

Q10 [J-Drama]

Henüz sadece birinci bölümünü izlediğim bir dramayla tekrardan karşınızdayım. Dramamız, robot-insan aşkı gibi oldukça klişeleşmiş bir konuya sahip. İnsanın direkt aklına Zettai Kareshi'yi getiriyor kuşkusuz, tek fark burada hatun karakter robot rolünde. Konusu;

Fukai Heita, iyi kalpli fakat aşkla işi olmayan birisidir, bir gün okul içinde gezinirken şans eseri Q10'u ( kyu-to) bulur, Q10'un okul arazisine girdiği ise ayrı bir hikaye bu nedenle hiç girmiyorum oralara. Her neyse Heita istemeden de olsa Q10'u çalıştırır ve okul müdürü kısa süreliğine de olsa Q10'yu Heita'nın sınıfına verir ve onu başrol oyuncumuzun sorumluluğuna bırakır.
Başrollerde ise Sato Takeru ve Maeda Otsuko yer alıyor. Daha dün Rikuta ile Sato Takeru'nun Kamenashi Kazuya'ya ne kadar da benzediğinden bahsederken bu dramayla karşılaşmam ilginç oldu doğrusu. Maeda Otsuko ise şu ünlü kız grubu AKB48'in bir üyesi ki bir türlü sevemedim ben bu grubu. Ayrıca Hana-Kimi'nin yeni versiyonunda da başrolde görebiliriz bu hatunu, ben ilk izlenim olarak pek hoşlanmadığımı söylemek istiyorum gerçi oyunculuğu fena değil ama ilerde fikirlerim değişir mi bilinmez.

Kısacası eğer Zettai Kareshi'yi beğendiyseniz belki bu dramayı da sevebilirsiniz. Gerçi Zettai Kareshi ile benzer konulara sahip olsa da karşılaştırmak yanlış olur sanırım, çünkü Zettai Kareshi'yi tek bir günde bitirmişken Q10'nun tek bölümünü zar zor bitirdim. Vasat bulduğum bir drama hakkında neden tanıtım yazısı yazdığımı ben de bilmiyorum ama neyse. :D

10 Eylül 2011 Cumartesi

Kanojo to no Tadashii Asobikata [J-Drama]

İlk yazımın böyle tatlı bir one shot/tek bölümlük J-drama hakkında olması beni inanılmaz derecede mutlu ediyor. Sizlere bugün tadına baktığım ve keşke 10 bölümü daha olsaydı da izleseydim dediğim "Kanojo to no Tadashii Asobikata" hakkında yazacağım.



2007 yılına ait bu tek bölümlük yapımın uzunluğu 45 dakika. Yani herhangi bir dizinin bir bölümünden uzunluk olarak farkı yok. Film de değil... Tek bölümlük bir yapım sadece.

2006'da Asahi TV tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasında birincilik kazanan senaryosuna ödül olarak hemen bunu gerçeğe dönüştürmek kalmış yapımcılara...

Başrol erkek oyuncu zaten müthiş! Onu eminim sizler de beğenerek izlediniz pek çok dramada. Zettai Kareshi, Hana Kimi ve Mei-chan no Shitsuji bunlardan sadece birkaçı... Evet başrol erkek oyuncumuz Mizushima Hiro.

Başrol bayan oyuncumuz ise J-dramalarla aranız pek yoksa duymamış olabileceğiniz biri: Kurokawa Tomoka. Ben onu Bloody Monday'den tanıyorum. Detective Conan'ın iki sezonunda da oynamış ayrıca.. Hani; "Ben bu kadını bir yerde daha izledim ama nerede?" diyeceksinizdir sizler de eminim ama adını çıkaramayabilirsiniz. İşte öyle bir oyuncu kendisi.

Hikayeye gelince; iki ilkokul arkadaşı Yuna ve Fujiki yağmurlu bir günde parkta karşılaştıklarında bir oyun oynamaya karar verirler. Bu oyunun kuralları basittir: Yuna uzak diyarladan gelmiş bir prensestir ve Fujiki de onun hizmetkârı... Peki oyun ne zaman bitecektir? Yuna'nın buna cevabı şöyledir: İkimiz arasındaki ilişkiyi tâ ki birisi öğrenene dek... Lise yıllarına geldiklerinde ise oyun hala devam etmektedir! Ama Yuna kendi uydurduğu bu oyunu kurallarına göre oynayabilecek mi? Yoksa Prenses oyununa yeni kurallar mı eklenecek? Lütfen izleyip kendiniz görün diyorum eğer merak ettiyseniz...

Umarım siz de en az benim kadar zevk alırsınız bu yapımdan. Söylemem gerekir ki, bence senaryo aldığı ödülü tamamen hak etmiş.

Herkese şimdiden iyi seyirler!

6 Eylül 2011 Salı

Akanishi Jin Hakkında;

~*Akanishi Jin Hakkında*~

仁~Aslında gerçek ismi Hitoshi değildir, annesi ona "Jin" ismini vermiştir. Ama Kanji'de "Jin" "Hitoshi" şeklinde de telaffuz edilebiliyor. Okulda öğretmenleri ona her daim "Hitoshi" şeklinde seslenseler de o isminin her zaman "Jin" olduğunu söylüyor, sonradan değiştirme gibi bir şey söz konusu değil.
仁~Akanishi Reio adında kendisinden küçük bir erkek kardeşi var.
仁~Küçükken aile üyelerinden biri tarafından denize itilmiş ve bu sırada neredeyse boğuluyormuş.
仁~Hobileri arasında; gitar çalmak, İngilizce öğrenmek, alışveriş yapmak, şarkı yazmak ve bilgisayar oyunları yer alıyor.
仁~Koki Tanaka onun kadın rollerine yakışabileceğini düşünüyor.
仁~Aslında ilk başta Johnny's Jr seçmelerinde elense de sonradan Johnny Kitagawa Jin'i görünce, katılmasına izin verir. Böylece 8 Kasım 1998'de 14 yaşındayken Johnny's Jr'a katılır.He became a member of Johnny's Entertainment via audition on November 8, 1998, at the age of 14, although he was actually rejected at first until Johnny saw Jin himself.
仁~İdeal kız tipi, lise çağında, hafif balık etli ama şişman değiş, doğuştan seksi ( seksi olmak için kasmayan Tongue ), güzel dudakları olan ve "berbat" giyinmeyen biri.
仁~Göbek piercingi var.
仁~Pek çok güzel kadınla öpüşebilmek için aktör olmak istiyor (!)
仁~Amerika ve İngiltere konusunda bir takıntısı var ve birgün bu iki ülkeden birinde yaşamak istiyor. ( bu hayalini gerçekleştirdi bile -__-'')
仁~İnsanların düşündüğünden daha çok KAT-TUN parçasına imza atmıştır.
仁~Uykusunda bazen İngilizce kelimeler bağırıyor ( mesela "Stop!" gibi)
仁~Yamashita Tomohisa onun en yakın arkadaşı ama Kame bu dünyada en çok önemsediği kişi.
仁~Ekranlarda yayınlanan ilk öpücüğü "Anego" adlı bir dramada Ryoko Shinohara ile gerçekleşmiştir. Çekimlerde oldukça gerginmiş. ( ideal sahneyi yakalayabilmek için neredeyse 19 çekim yapılmış Big Grin )
仁~Bakanishi takma ismini ona Yamapi vermiştir. Bencil ve kaybetmekten nefret ediyor. O da bunun farkında fakat bu kendisinin bir parçası olduğunu ve değiştiremeyeceğini düşünüyor.
仁~En yakın arkadaşları Yamashita Tomohisa, Nishikido Ryo ve aktör/şarkıcı Shirota Yuu.
仁~Jin perili evlerden korkuyor. Programın birinde ilk bulduğu fırsatta, yanındaki hatunu evde yalnız bırakıp nerdeyse koşar adımlarla kaçmıştır. (Big Grin)
仁~Futbol ve golf oynamayı seviyor.
仁~Arkadaşı Shirota Yuu'nun kızkardeşini kendi kızı gibi gördüğünü söylüyor.
仁~Johnny's Entertainment'a katılmaya TV'de Nishikido Ryo'yu gördükten sonra karar verir.
仁~Jin, Yamapi ve Yuu arkadaşlıklarının temsili mi artık bilinmez hepsinin de fotolarda aynı kadın silüeti şeklinde bir kolye taktıkları görünüyor Tongue
仁~PIN adında bir köpeği var ( köpeğe ismini ise annesi ve Yamapi vermiş)
仁~Jin'in Pinky parçası Yamapi'ye adanmıştır. Yama'Pink'
仁~ 2010'da grubu Kat-tun'u bırakıp, solo kariyerine devam etme kararı almıştır.
仁~ 2012 yılında çıkacak olan, başrolünde Keanu Reeves'in yer alacağı 47 Ronin adlı filmde rol alacaktır.