Pages

18 Ağustos 2011 Perşembe

Denemelerimden

Hatırlar mısın dostum eskiden ne kadar renkli ve canlı bir hayatımız vardı.
Çeşit çeşit otlar toplar usulünce temizler afiyetle verdik. Ne midesizdik o zamanlar ama sağlıklıydık.
Ne çok gülerdik hatırlar mısın? Nasıl düşer,yaralanır ve ağlardık. Ama düşe düşe öğrenmedik mi düşmemeyi? Ağlayarak öğrenmedik mi acımızı hafifletmeyi? Bazen ağlamak için öyle çaba harcadık ki unuttuk acıyan yanımızı.
Dostum... Ben artık düşmüyorum, dizimi yaralamıyorum ama kabuk tutmayan bir yara taşıyorum sol yanımda. Ağlamak ne hafifletiyor ne de unutturuyor. Ama ağlıyorum dostum. Öylesine acıyor ki öleceğimi sanıyorum. Ama öldürmüyor dostum, daha fazla acıyor ama öldürmüyor...